bos

Bu yazı Nur Avlar tarafından 06.12.2019 tarihinde Doğal Taşlar kategorisine yazıldı. Lületaşı

makale içerik

Lületaşı

Lületaşı

 

Eskişehir’le özdeşleşmiş bir taş olan lületaşı, sade, beyaz ve yumuşak özellikleri ile süs eşyaları, pipolar, biblolar ve tespihlere değer katan doğal bir taştır. “Eskişehir taşı”, “Beyaz altın”, “Denizköpüğü”, “Patal, “Aktaş” gibi adları vardır. Yerin metrelerce altındaki maden yataklarından çıkarılan ve özel yöntemlerle işlenerek vitrinleri ve rafları süsleyen lületaşının bir köstebek tarafından bulunduğu rivayet edilir.

 

Lületaşının Tarihçesi

 

Lületaşının özelliklerinin ilk olarak 1847 yılında bir Alman mineralog olan Glocker tarafından keşfedildiği biliniyor. Türkiye’de ilk defa Eskişehirli sanatkâr Osman Denizköpüğü tarafından 1950 yılında işlenmiştir. Denizköpüğü, yaklaşık 300 çırak yetiştirerek lületaşının Türkiye ve dünyada yayılmasında ön ayak olmuştur. Avrupa’da yayılmaya başladığı yıllarda Yunanca “mürekkep balığı” anlamına gelen ‘sepiolit’ adıyla anılan lületaşı, Almanca ve İngilizcede ‘meerschaum (denizköpüğü)’ kelimesinin karşılığıdır.

Çeşitli arkeolojik kazılarda bulunan lületaşı objeler, yaklaşık 5000 yıllık geçmişe sahip olan bir doğal taş olduğu kanısını oluşturdu. Türkiye’de yaklaşık 200 yıldan beri kullanıldığı tahmin ediliyor. Örneğin Eskişehir’in Alpu ilçesindeki bazı arkeolojik kazılarda 1700’lü yıllara ait lületaşı objeler bulunmuştur. İlk bulunduğu ve kullanıldığı dönem tam olarak belirlenemese de dilden dile dolaşan bir hikâye lületaşının bir köstebek sayesinde keşfedildiği yönünde

Şöyle ki; hikâye Eskişehir’e bağlı Karatepe köyü çevresinde yaşanıyor ve rivayetin aktörleri bir genç çoban ile bir köstebek. Genç çoban bir gün azığını çıkarır ve yemek yemeğe başlar. Bu sırada bir köstebek yer üstüne çıkmaya çalışır. Köstebek çıktığı delikten beyaz bir taşı yuvarlayarak çıkarmaktadır. Genç çoban köstebeğin çıkarmaya çalıştığı taşı alarak yontmaya başlar. Bu sırada taştan bir ses çıkar: “Ah insan bana kıymasaydın keşke”… Çoban, korkarak taşı atar. Taş, bir anda güzel bir kız olur. Daha sonra da ufalanarak tekrar deliğe yuvarlanır ve kaybolur. Çoban deliği eşmeye başlar ve çoban da kaybolur. Köylüler genç çobanı yerin 7 kat altındaki bir kuyuda boğulmuş olarak bulur. Elinde de lületaşı parçaları vardır. Bu sebeple lületaşı, “genç çobanın güzel kıza aşkı” olarak tanımlanır.

Bu rivayette bazı ayrıntılar farklı anlatılır. Mesela çobanın bulunduğunda derisinin yüzüldüğü ve ellerinin kan içinde olduğu; çoban taşı yontmaya başladığında genç kıza dönüşüp daha sonra feryat ettiği gibi… Rivayetlerde ayrıntılar değişse de özellikle yöre halkı lületaşının bulunmasına sebep olduğu inancı sebebiyle köstebeğe farklı bir gözle bakar ve saygı duyar.

 

Lüle Taşı Çeşitleri

Eskişehir’in köylerinde çıkarılan lüle taşının büyüklüğüne göre hangi eşyada kullanılacağı belirlenir.

  1. Sıralamalı: Pipo yapımında kullanılır.
  2. Birim Birlik: Biblo ve pipo yapımında kullanılır.
  3. Pamuklu: Kadın piposu yapımında kullanılır.(Pipo yapımına en elverişli türdür.)
  4. Daneli: Kadın piposu yapımında kullanılır.
  5. Ortadökme: Tespih yapımında kullanılır.
  6. Cılız: Nikotin emici astar yapımında kullanılır.

 

 

Anahtar Kelimeler : “Eskişehir taşı”, “Beyaz altın”, “Denizköpüğü”, “Patal, “Aktaş”