Bu yazı Hasan ERYILMAZ tarafından 18.07.2020 tarihinde Felsefe kategorisine yazıldı. Çeviri merkezlerinin ve okullarının 8. Yüzyıla doğru Batı’dan Doğu’ya yönelmesinin nedenleri nelerdir?

makale içerik

Batı’da çeviri faaliyeti fazlaca eskiye dayanır. Zamanla tercüme faaliyetleri de büyüme göstermiştir. Hatta çeviri faaliyetleri Eski Yunan ve Roma İmparatorluklarına dayandığı söylenmektedir. Her ne kadar çeviri insanoğlunun tarihi kadar eskiye dayansa da zamanla, camianın gelişmesiyle paralellik göstermektedir. M.Ö 3000 yıllarında çeviri yapan insanların bunu daha oldukça sözlü olarak icra ettikleri gözlenmiştir. İlk yazılı tercüme ise Eski Ahit metinleridir.



Doğu’da ise çeviri etkinlikleri Batı’daki kadar büyüme göstermesi zaman almıştır. Batı dillerinde yazılmış eserler, Arapça’ya çevrilmeye başlanmış. Beytü-l Hikme kısaca Bilgi Evi ismi verilen merkezde çeviriler yapılmış, bu çevriler, Endülüs Devleti’yle Doğu’dan Batı’ya doğru ulaşmıştır. Batı’nın birçok eserleri de Doğu’ya taşınmış, Eski Yunan dilinden, Hintçe’den, Farsça’dan ve İbranice’den çeviriler yapılmıştır. Dolayısıyla bu çeviriler sayesinde, bilimde, sanatta, ekonomide, tarihte ve daha birçok alanda büyüme yaşandı. Elbette Batı’da, Doğu’nun ilim, bilim, ekonomi, sanat benzer biçimde faaliyetlerini öğrenme açısından, tercüme alanlarını yönlendirmeye başladılar. Bunların dışında meydana getirilen savaşlarla, ticari anlaşmalarla, kervanlarla yapılan etkileşimlerim tercüme faaliyetlerine etkisi vardır.

Anahtar Kelimeler : Batı’daçevirifaaliyetifazlacaeskiye,dayanır.,Zamanlatercümefaaliyetleri,deb&uu..