Bu yazı Hasan ERYILMAZ tarafından 18.07.2020 tarihinde Felsefe kategorisine yazıldı. Duyumlar Herkeste Aynı Biçimde Mi Ortaya Çıkar?

makale içerik

Duyumların herkeste aynı mı yoksa ayrım şekilde mi ortaya çıktığı sorusu, bilhassa antik, ilkçağ ve ortaçağ felsefelerinde önemli bir sorudur. Bunun sebebi dönemin teknolojik olarak imkansızlığı, insanların duyumlarının birbirinden değişik mı yoksa aynı mı bulunduğunun anlaşılamamasıdır. Günümüz çağdaş biliminin bu gibi sorulara belli cevapları olsa da, bu sorulara tarihte iyi mi cevaplar verilmiş incelemekte fayda var.

 

Duyumların hepimiz tarafınca aynı veya değişik olduğu durumlar çeşitli filozoflar tarafından kategorize edilmiştir. Örnek olarak zaman algısının çeşitli düşünürlerce herkeste aynı olduğu fikrine varılmıştır. Bu algı türüne de “nesnel” idrak adı verilmiştir. Ancak duyu organları ile girilen etkileşimler herkes tarafından farklı (sübjektif) olarak algılanır. Duyumların bu noktada bir nesnelliği söz mevzusu değildir. Modern bilimin de ortaya koyduğu verilere bakacak olursak, nesnel olarak kabul edilen “vakit algısı” bile, Albert Einstein tarafınca çürütülmüştür. Zaman, hepimiz ve her (şey) için değişik algılanmaktadır. Hatta varlığından ve dinamiklerinden daha yeni haberimizin olduğu Sinestezi hastalığı, algının kişiden kişiye nasıl farklı işleyebileceği mevzusunda harika bir örnektir. Sinestezi hastaları kısaca, renklerin kokularını, rakamların cinsiyetlerini, kokuların vücutlarını hissederler.

Tarihsel bağlamından uygar bilime kadar bakacak olursak, duyumlar birçok kişide aynı halde ortaya çıkabilir sadece kesinlikle “herkeste” aynı şekilde ortaya çıkması olası değildir.

Anahtar Kelimeler : Duyumların,herkeste,aynı,mı,yoksa,ayrım,şekilde,mi,ortaya,çıktığı,sorusu,,bilhassa,antik,,ilkçağ,ve,ortaçağ,felsefelerinde,önemli,bir,sorudur.,Bunun,sebebi,dönemin,te..