Bu yazı Bahar Eryılmaz tarafından 26.08.2020 tarihinde Hikayeler kategorisine yazıldı. ANLIK

makale içerik

BU YAZIDA KISA BİR HİKAYE YER ALMAKTADIR

Belki yıllar sonra ilk kez görmüştüm onu gülüşü aynıydı ama altında yatan sebepler farklı.Yüzü biraz incelmişti saçları gürleşmiş,bakışı aynı bakış umursamaz ama bi o kadar da anlamlı.

     Onu görünce içimin kıpır kıpır oluşunu hatırlıyorum özlemle ama şimdi ona karşı ne yüzümde bir ifade ne de içimdeki o garip duygu.Bir insanın sevdiği için kendi canına kıyması saçmaymış sevdiği için yaşamak gerekirmiş.Bir an bana doğru baktığını zannedip başımı hızla önüme çevirdim.Belki de gerçekten bana bakıyordu.Tanımışmıydı acaba –nerden bilecekti ki- Ama o gün de bilemeyeceğini zannedip oturmuştum karşısına belki tanır tanımassa da görmüş olurum diye  gitmiştim yanına.Tanımıştı o gün ama meğer ben tanıdığımı zannetmiştim o gün.Bakışlarımızdaki fark belki de buydu o sadece tanımak istemişti ben onu tam anlamıyla ezberlemek. Ona anlatacağım o kadar çok şey vardı ki  ama olmazdı bu  saatten sonra çünkü soğumuştu artık kalbimin ona ayırdığım tarafı,tekrar can vermek imkansız.Belki gidip ağır bir laf söyleyip yerin dibine geçirsem içim bir rahat ederdi ama yapamazdım.Onun karşısına geçip konuşamazdım.Bir insan bir insandan zamanla çok şey alıp götürürmüş: güvenini,sevgisini boğazında düğümlenen kelimeleri hepsini alıp gitmişti benden .Pijamamın kollarıyla sildiğim gözyaşlarını , duyulmasın diye attığım sessiz çığlıkları almamıştı ama acıydı,acı veriyordu.Kalbimdeki kırık parçalar batmıştı tenime.Gözlerini şiir zannetmiştim anlamlı baktığını ve beni bir şair yapabilecek gözleri olduğunu.Sorun buydu işte ben onu kafamda tasarladığım haliyle sevmiştim ve öyle de kalmıştı.Hayaller ve gerçekler ayrımının bu kadar acı olduğunu bilmiyordum. Şimdi ise gülüyordu sanki bişey olmamış,umursamazca,sanki sızlamamış yüreği sevmemiş hiç.Birden gözden kaybolduğunu gördüm hızlı bir şekilde refleks olarak etrafa bakınmıştım.Ama neden? Neden onu merak ediyordum?Neden hala içimde ona karşı olan bu sorular dönüp duruyordu.Buna bi son verip oradan kalktım, evin yolunu tuttum.Hafif ılık bir rüzgar yüzüme sertçe çarpıyor ve beni gerçeklere yönlendiriyordu.Sevmiştim doğru  bunu inkar edemezdim ama içimdeki acıyı durdurmaya yetmezdi.Gidip bir banka oturdum.Tepkisiz bir biçimde –ki bu benim her zamanki halimdir- güneşin batışını seyrettim ve birden yanağımdan bir damla yaş süzüldüğünü farkettim.Bilerek ağlamamıştım, bunu isteyerek yapmamıştım.Belki de bu en içten geliyordur,ta en derinden yıllar once kapattığım o defterin bugün açılınca duyulan özlemden.Karanlık çökene kadar orada oturdum sonra eve gittim.Bütün bunlar sanki bir düş gibiydi herşey bir hayaldi.Belki de onun yüzüne benzettiğim birini görmüştüm, o değildir,yanılmışmıydım? Belki yine yanılmıştım onun hakkında.Bu düşüncelerle uyumak zor olsa da başımı yastığa koyup tavanı seyrederken uyuyakalmışım.Sabah olduğunda artık iyiydim,iyi olmaya çalışıyordum.Kahvaltı yapmayı pek sevmem evden direkt çıktım.Yolda  aklıma uyumadan önceki düşüncelerim takıldı.Belki de gördüğüm o değildi sadece ona benzeyen biriydi.Birden yol değiştirip dünki kafeye gittim aynı yerime oturup bir kahve siparişi verdim. İki- üç dakikadır oturuyordum kahvemi bitirdim tam kalkacaktım ki birden onu gördüm tekrar bu sefer daha dikkatli bakmak istedim.Ezberlemiştim yüzünü sonuçta .Kimse karşısında ağladığı fotoğrafı unutamazdı.Belki de aklıma bu yüzü unutma çünkü bu yüz senden çok şey aldı diye kazımıştım.Yüzüne dikkatli bakınca o olduğunu anladım:sakalını kesmişti, dişleri zaten biraz eğikti, saçlarının önlerini biraz kısa arkalarını yine uzun bırakmıştı, yanağındaki gamzesini pek hatırlayamadım ama o da ezberimdeydi.Birden o da bana baktı gözümü kaçırdım bana doğru yaklaştı ve ismimi söyledi.Tanımışmıydı, yoksa birine mi benzetti benden önceki sevgililerine mi benden sonrakilerine mi -evet masum yüzün altında ne kadar kurnaz birisinin olduğunu da ezberlemiştim- belki de ben hiç yokumdur.Tanımaz bir bakış attım sonra adını tekrarladı.Tanımazlıktan geldim-halbuki ona söyleyeceklerim vardı,neden beni bu kadar üzdüğünü vicdanının nasıl bu kadar rahat ettiğini ama en doğrusu bu- çünkü unutmuştum, unuttuğumu sanmıştım belki de ama yine de onu hatırladığımı farkettirmedim.Açıklamaya başladı gittiğimiz okulu anlattı, belliydi konuşmak istiyordu.Onu tanımadığımı söyleyerek ordan kalıp gittim.Yolda hızlı adımlarla yürürken bir ağlama tutu.Neydi bu şimdi?Dün gittiğim banka gidip oturdum.Hıçkırarak ağlamaya başladım.Bu gibi insanların bulunduğu ortamda pek ağlamazdım fazla yüksek sesle gülmezdim, zaten iki üç kişi vardı ya da yoktu.Ama şimdi gözyaşlarımı tutamıyordum, durduramıyordum.Belki de yılların birikmişliği vardı.Acılar dökülüyordu gözlerimden, umutlar, hayaller, ona olan sevgim, duygularım.Zar zor toparlanıp eve gittim.Ve bidaha o kafeye gitmedim , gidemedim.Bana yaşattığı acı günler aklıma geldikçe acılar batıyor ,kanatıyordu.Ama ne olursa olsun onu ALLAH’a havale ediyorum.Birdaha aynı şeyleri yaşamak, gözlerim kanayıncaya ,kızarıncaya kadar ağlamak, içimdeki sessiz çığlıklar bitene kadar bağırmak istemiyordum.Kalbim koca bir mezarlık olmuştu bu güne kadar.Ve o da burda gömülenlerin arasındaydı; belki güvenin, umudun, hayallerin arkasındaydı onun yeri özeldi, en güzel yerdi ve hep orda kalacaktı.

Ben onu sevmekten ziyade onu sevmeyi sevmiştim.Ağlaya ağlaya dualar etmiştim.Ben onu gerçekte sevmemiştim, içimdeki o soğuk ve şimdiye kadar hiç dokunulmamış kısımda ona olan sevgim de soğumuş ve unutulmuştu.Alışılmışlık vardı ,elimdekii herhangi bir yarayı görünce o yaranın nasıl olduğunu hatırlar ve hüzünlenir gibiydim.Yara ordaydı ama izi kalmıştı.Bu izler beni ben yapan izlerdi.Güçlü yapan yıkılmayan ama her insana şüpheyle yaklaşan  ve herkeste onu arayan bir ben bırakmıştı geriye.Ama bunlar sadece benliğimdeki izlerdi ya içimdeki izler orada kalmış ve unutulmuştu onlar da .

Anahtar Kelimeler : SEVGİ,YANILMAK,