Bu yazı Hasan ERYILMAZ tarafından 25.07.2020 tarihinde Kimya kategorisine yazıldı. Simyacıların yapmış olduğu emek harcamalar kimya biliminin gelişimine iyi mi bir katkı elde etmiş olabilir?

makale içerik

Doğada değersiz olarak olarak bulunan madenleri dibine çevirme, bütün rahatsızlıkları iyileştirebilmek ve felsefe taşı sayeinde ölümsüzlüğü bulma uğraşına simya, bununla uğraşan kişilere de simyacı ismi verilmektedir. Tamamen deneme-yanılma yoluyla meydana getirilen bu işlemlerin deneysel bir alt yapısı bulunmamaktadır.



Simyacılar yüzyıllar süresince birtakım mevzularda denemeler yapmış, bu denemeler cevabında birtakım vasıta gereçler ve laboratuvar malzemelerinin buluş etmeyi başarmışlardır. Orta Çağ’dan sonrasında içinde bulundukları mistik düşüncelerden (ölümsüzlük kavramı, altın vb. ) vazgeçerek kimya bilimine doğru yol almaya başlamışlardır. Bu sayede kimya biliminin ilk adımları atılmaya başlanmıştır.



Simyacılar içinde en oldukça bilineni olan Cabir Bin Hayyan kimyanın babası olarak bilinmektedir. O devrin imkanlarına karşın sülfürik asidi ve kral suyunu bularak kimyaya mühim seviyede katkı sağlamıştır. Bunların dışında barut, fosfor, eter ve mürekkep şeklinde günümüz yaşantısını kolaylaştıran bir oldukça madde simya döneminde bulunmuştur. Bu yüzden simya herhangi bir dizgesel birikim ile inceleme yapmasa da bir oldukça maddeyi geçmişten günümüze getirdiğinden kimyaya oldukça büyük seviyede katkısı bulunduğunu söyleyebiliriz.

Anahtar Kelimeler : Doğada,değersiz,olarak,olarak,bulunan,madenleridibineçevirme,bütünrahatsızlıklarıiyileştirebilmek,ve,felsefe,taşısayeindeölüms&u..