En iyi Krzysztof Kieślowski filmleri

Bu yazı HasCoding Haber Ajansı tarafından 28.06.2021 tarih ve 14:05 saatinde Sanat Haberleri kategorisine yazıldı. En iyi Krzysztof Kieślowski filmleri

makale içerik

En iyi Krzysztof Kieślowski filmleri

En iyi Krzysztof Kieślowski filmleri

Ölümünden sonra bile onlarca ödül alan ve dünyanın en iyi yönetmenleri arasında gösterilen “sinemanın şairi” lakaplı Krzysztof Kieślowski, doğum gününde Google tarafından unutulmadı. Google, ünlü sinemacı için özel bir doodle hazırladı. Peki, Krzysztof Kieślowski kimdir? İşte Krzysztof Kieślowski'nin filmleri...

27 Haziran 1941’de dünyaya gelen Krzysztof Kieślowski, Polonyalı film yönetmeni ve senaryo yazarı. En bilinen filmleri; Üç Renk üçlemesi (1993–1994), Dekalog (1989) serisi ve Véronique’in İkili Yaşamı (1991) adlı filmidir.Kieślowski kariyeri boyunca Cannes Film Festivali Jüri Ödülü (1988), FIPRESCI Ödülü (1988, 1991) ve Ekümenik Jüri Ödülü (1991); Venedik Film Festivali FIPRESCI Ödülü (1989), Altın Aslan (1993) ve OCIC Ödülü (1993) ve Berlin Uluslararası Film Festivali Gümüş Ayı (1994) dahil olmak üzere sayısız ödül aldı ve 1995 yılında En İyi Yönetmen ve En İyi Yazma dallarında Akademi Ödülü adayı oldu. Kieślowski, 2002 yılında British Film Institute'ün Sight Sound dergisinin modern zamanların en iyi on yönetmeni listesinde ikinci sıraya yerleştirildi.Krzysztof Kieślowski, 1996 yılında Varşova’da  kalp ameliyatı olduktan kısa bir süre sonra hastanede hayatını kaybetti.Véronique'in İkili Yaşamı Genç ve güzel Véronique Paris’te yaşar; genç ve güzel Weronika ise Varşova’da. Ortak hiçbir noktaları yoktur ve hiç tanışmamışlardır. Ama aynı adı taşıyan bu iki kadın, birbirlerinin tıpatıp benzeridir. Başarı, ölüm ve aşk dolu hayatlarını birbirlerinden habersiz ama yine de varlıklarını gizemli biçimde hissederek yaşarlar.Ahlaki değelerden yoksun bir taksi şoförü ve onu aslında bir hiç uğruna öldüren genç arasındaki öyküyü anlatır.Tomek, postanede çalışan genç bir memurdur. Kendi halinde ve son derece sıradan görünen yaşamının görünmeyen yüzünde, aslında derin, takıntılı bir ruh halini büyütmektedir.Tam karşı binasında yaşayan Magda'ya karşı obsesif bir tutkuyla karışık bir aşk besleyen Tomek, sürekli olarak Magda'nın evini teleskopla izlemekte ve onunla ilgili olan herşeyi takip etmektedir. En sonunda bir gün Magda'ya duygularını itiraf eder, fakat ondan aldığı cevap Tomek'in bütün varlığını altüst edecektir. Acaba cinsel tutkuları, aşk sanarak bir yanılgı içerisinde miyiz, yoksa seksten daha güçlü ve bağımsız olan bir aşk duygusu gerçekten var mı?1982 yılı: Polonya sıkıyönetim ile yönetilmektedir ve Solidarity yasaklanmıştır. Orwell'de çalışan bir tercüman olan Ulla aniden avukat kocası Antek'i kaybeder. Ulla kendinden geçercesine kocasının yasını tutmaktadır, kocası Antek ise arada sırada ona görünmeye devam etmektedir. İşte, oğluyla olan ilişkisinde, sekste ve hipnozda kendini bu yastan kurtarmanın yollarını aramaktadır. Filmde ikincil olarak devam eden bir hikayede, Ulla kocasının eski müvekkillerinden olan hapse atılmış Solidarity grev organizatörlerinden Darek'in karısına hayatından bezmiş yaşlanmakta olan bir avukat olan Labrador'u önerir. Labrador Darek'i kurtarmak için çeşitli politik manipülasyonlara ve psikolojik manevralara başvurur.Julie, ünlü bir besteci olan kocasını ve kızını trafik kazasında kaybeder. Kazadan yaralı kurtulan genç kadın yaşama küser ve geçmişini unutmaya çalışır. Özgürlük, Julie'nin geçmişini ardında bırakması, sorunlulukları olmadan yeni bir yaşam şeklini benimsemesidir. Bu amaçla evini ve çevresindeki insaları terk eder ancak yalan ve ihtiras dolu ilişkilerin ördüğü bir ağ onu yavaş yavaş dış dünyaya çeker ve yüzleşmek istemediği hayaletlerle karşı karşıya bırakır.Genç ve güzel manken Valentine arabasıyla emekli bir yargıcın köpeğine çarpar. Yargıcın evine giden Valentine, onun gizlice komşularının telefonlarını dinlediğine tanık olur. Bu rahatsız edici duruma rağmen aralarında beklenmedik bir dostluk gelişir ve yaşamları rastlantıların gizemi ile şekillenir. Aşkı kaybeden yaşlı bir adam ve aşkı arayan genç bir kadın, olası bir birlikteliği belki de 40 yıl farkla kaçırmışlardır. Paralel bir öyküdeki genç aslında tam da onun için yaratılmıştır ama yolları hiç kesişmez ya da biz öyle zannederiz.Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır.Witek, Varşova'ya giden trenin arkasından koşmaktadır. Film, bu koşunun 3 farklı olasılıkla sonuçlanmasının ardından Witek'in hayatının geri kalan kısmının nasıl gelişeceği üzerine varsayımları anlatır. İlki; trene yetişir ve orada dürüst bir komünist ile tanışır. Bundan sonra Parti'nin aktif bir üyesi haline gelir. İkincisi; trene yetişmek için koşarken istasyon görevlilerinden birine çarpar ve çıkan arbede sonucunda tutuklanır. Cezasını çekmek üzere çalışmak üzere gönderildiği parkta, kendisi gibi cezalandırılmış olan karşı görüşlü biriyle tanışır. Böylece karşı tarafın bir üyesi haline gelir. Üçüncüsü; treni kaçırır ve kimse ile tartışmadan yoluna gidecek iken okuldan bir kızla tanışır. İleride bu kız ile evlenip, okulunu bitirip, bir doktor olarak huzurlu ve apolitik bir hayat sürmeye başlar.

Anahtar Kelimeler :

Pinterest Google News Sitesinde Takip Et Facebook Sayfamızı Takip Et Google Play Kitaplar