Seyahat alışverişi: Ne nereden alınır?

Bu yazı HasCoding Haber Ajansı tarafından 29.09.2021 tarih ve 10:58 saatinde Seyahat Haberleri kategorisine yazıldı. Seyahat alışverişi: Ne nereden alınır?

makale içerik

Seyahat alışverişi: Ne nereden alınır?

Seyahat alışverişi: Ne nereden alınır?

Hepimiz ziyaret ettiğimiz yerlerden bir parçayı yanımızda getirebilmek için alışveriş yaparız. İşte popüler turistik destinasyonlar ve buralardan satın alabileceğiniz en iyi hediyelik eşyalar…

Neden seyahat ederiz? Keşfetmek, keyif almak, dinlenmek… Seyahat etmenin çok çeşitli nedenleri vardır, ama çoğu seyahat ortak bir aktiviteyi içerir: alışveriş. Esasen bir alışveriş tutkunu değilim, kimi zaman sevdiğim bir tişörtü kullanılmayacak hale gelinceye kadar giyerim. Ancak keşfe çıktığım şehirlerden veya ülkelerden oraya özgü bir şeyleri yanımda götürmek isterim. Seyahatlerde ne satın alınır dendiğinde herkesin muhtemelen aklına ilk magnet gelecek. Belki siz de bir yöreye ait farklı magnetleri satın alıp koleksiyon yapan ve buzdolabının üstünde sergileyen gezginlerdensinizdir. Magnet dışında ikinci sırada ise duty free alışverişleri ön plana çıkar. Gelin şimdi hangi şehirden veya ülkeden ne alınır, başlıklar halinde bakalım. Burada geniş bir liste yapmak yerine kendi deneyimlerimi sıralayıp bazı şehirlerden ne aldığıma değineceğim.Atina turistik bir şehir olmasının yanında çarşıları ile de ünlü bir kent. Alışveriş caddesi Ermou ile Monastiraki Meydanı’na bakan bit pazarı buradan geçen birçok kişinin dikkatini çekiyor. Biz Monastiraki’den taş plak almıştık. 1-2 Euro bedelle eski plaklar satılıyordu. Çingeneler Zamanı isimli Emir Kusturica imzalı filmin müziklerini içeren plağı hala evimizdeki pikapta dinliyoruz. Çoğu dükkanda hediyelik eşyalar, ülkeye özgü biblolar cadde boyu sıralanıyor. Bunun yanı sıra Yunanistan, dünyadaki sayılı zeytin üreticilerinden biri. Atina’nın semt pazarlarında dolaşırken çok farklı çeşitlerde zeytin görebilirsiniz. Ben bu kadar çok çeşidi başka herhangi bir yerde görmedim. Eğer rotanıza uygunsa, Atina’ya yakın fıstık adası Aegina'dan da çeşitli fıstık sepetleri edinebilirsiniz.Avrupa’nın en büyük müzelerine ve hatıralarına ev sahipliği yapan bir şehir Berlin. Özellikle 2. Dünya Savaşı ve sonrasında yıkılan Berlin Duvarı çok sayıda turist çekiyor. Berlin’de magnetlerin yanı sıra, Checkpoint Charlie’den (2. Dünya Savaşı’ndaki Amerikan kontrol noktası) Charlie logolu bir hesap makinesi almıştım. Yine Berlin’in meşhur trafik lambaları olan yürüyen ve kırmızı ışıkta bekleyen şapkalı adam adam figürü evimizin koridorunu süslüyor. Ayrıca Berlin bir çikolata kenti. Ritter çikolatalarının olduğu bölgede çok uygun fiyatlara çikolata alıp bagajınızı doldurabilirsiniz.2016 yılının yılbaşı gecesi ziyaret etmiştik Amsterdam’ı. Amsterdam özellikle yılbaşını çok renkli kutlayan bir kent. Amsterdam’dan dönerken lale soğanı, peynir ve hediyelik porselen Hollanda ayakkabıları Clog/Klompen almıştık. Yalnız Avrupalılar peyniri bizim gibi kahvaltıda yemiyor, daha çok içecek yanında aperatif olarak tüketiyorlar. Bu nedenle bizim alıştığımız peynirlerden biraz daha tatsız ve acımsı gelebilir. Kahvaltı için nispeten kaşar peynirine yakın Gouda peynirleri var. Peynir burada o kadar meşhur ki adım başı peynir dükkanına rastlayabilir, hatta peynir müzesinde peynirin tarihini görebilirsiniz. Ek olarak çiçek pazarında bol miktarda lale soğanı satılıyor. Lale Hollanda’ya Osmanlı’dan gelmiş bir çiçek. Eğer öyküsünü merak edersiniz İskender Pala’dan Katre-i Matem isimli romanını mutlaka okumalısınız.Roma tarihi ve kültürü ile öne çıkan bir kent. Pinokyo’nun memleketi Floransa ile beraber; Roma’da da Pinokyo kuklaları, magnet ve hediyelik eşyalar önde gelen alışveriş seçenekleri arasında. Bunların yanında birçok ünlü müzenin ve Vatikan’ın müze mağazalarından bahsetmeye gerek bile yok. Ayrıca sadece Roma’dan değil İtalya’nın genelinden dönen birçok kişi bavullarında peynir, makarna ve sos getiriyor. Her ne kadar her şeyi bilen kaşif, müzisyen ve on parmağında on marifet gezginimiz Ayhan Sicimoğlu, İtalya mutfağına fakir mutfağı dese de İtalya’nın aşığı olduğunu da biliriz. Parmesan, mozeralla peynirlerini alırken bavul ağırlığınıza dikkat etmenizi öneririm.Gelelim Avrupa’nın en pahalı şehirlerinden biri olan Paris’e. Eyfel, Louvre, Sacré Coeur, derken karşınıza sayısız hediyelik eşya seçeneği de çıkaran Paris’in ünlü alışveriş merkezi Galeries Lafayette’ten bahsetmemek olmaz. Moda denilince akla gelen şehirde alışveriş için dikkatli olun çünkü farketmeden yüksek faturalar ile karşılaşabilirsiniz. Parfümün Fransa’da icat edildiğini mutlaka duymuşsunuzdur. Daha öncesine dair bilgi çok ama ağırlıklı olarak 17. yüzyılda hoş olmayan vücut kokularını gidermek için kullanıldığı biliniyor. Kilisenin yıkanmayı yasaklayan bildirimler yayınladığı bu dönemde krallık yapan 14. Louis hayatında sadece üç defa banyo yapmış. Bu hikayeyi duyduktan sonra parfüm alacağınızı düşünüyorum. Champs-Elysées Paris’in ünlü alışveriş caddesi olarak göze çarparken birçok noktada göreceğiniz pasajlar da alternatif alışveriş noktaları olabilir. Ekonomik bir şeyler almak isterseniz TATI isimli tabelalar aklınızda olsun.Avusturya’nın bu küçük kenti ünlü bir müzisyenin doğduğu kent: Mozart. Şehrin birçok noktası Mozart’a dair çikolata, peluş oyuncak ve diğer hediyelik eşyalar ile dolu. İsmi ‘tuzkale’ manasına gelen Salzburg bölgenin önemli tuz yataklarına ve madenlerine sahip. Bölgenin en ünlü kasabası Hallstatt da sahip olduğu tuz madenleri ile bölgenin en turistik yeri ve tuz alışverişi için diğer bir seçenek.Bavyera’nın başkenti Münih’in en çok turiste ev sahipliği yaptığı zaman tartışmasız Oktoberfest zamanı. Hal böyle olunca alınacaklar arasında ilk sırada karşımıza bölgeye özgü yöresel kıyafetler çıkıyor. Kısa kahverengi şortlar, kareli gömlekler ve uzun çoraplar çok popüler. Yalnız fiyatlar festival zamanı çok ekonomik değil. Her ihtimale karşı yanınızda kırmızı-beyaz kareli gömlek ve bahçıvan pantolonu götürün derim.Her yıl milyonların ziyaret ettiği Venedik su üzerinde yaşayan bir kent. Venedik Doçeleri iyi korunan bir şehir olsun diye akarsuların yönlerini değiştirerek bir lagün oluşturmuş ve bu eşsiz şehri hem İtalya’ya hem de dünyaya armağan etmişler. Günümüzde her yıl Şubat-Mart ayında gerçekleşen Venedik Karnavalı, sokaklarda türlü maskeler ve makyajlar ile dolaşan insanların cümbüşüne sahne oluyor. Hal böyle iken Venedik’te kutlanan Pagan geleneği bu karnavaldan hareketle alınacak en güzel şey maskeler. Ucuzdan pahalıya geniş bir yelpaze var.Bu bölge Fransa’nın doğusunda Almanya sınırında yer alıyor. Bölgenin adını dünyaya duyuran Şarap Rotası turistik bir köy/bağ rotası olup dünyanın en iyi şaraplarını üretiyor. Ünlü eleştirmen Vedat Milor’a göre dünyada bu konunun en iyisi Fransa, bizden söylemesi...Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da dolaşırken herhangi bir Anadolu kentini dolaşıyor hissine kapılmanız olası. En azından yabancılık çekmeyeceğinizi söyleyebilirim. Bosna Hersek doğal güzellikleri sayesinde acılı tarihinin ötesine geçip sizi mutlu edecek. O kadar güzel köfte ve börekleri var ki keşke yanımızda götürmeye müsait olsa. İki defa gitme fırsatı bulduğumuz Bosna’dan dönüşte biz kuru et almıştık. Alınacak diğer eşyalar arasında Saraybosna’nın merkezi Başçarşı’da satılan bakır tepsi ve kahve takımları yer alıyor.Avrupa’nın kültür başkenti tanımına uyacak bir kente geçelim. Prag’a bu tabiri yakıştırmamdaki neden benim için Franz Kafka. Her sokağında modern bir sanat heykeli, her küçük meydanında performans gösterisi yapan bir sanatçıya denk gelebilirsiniz. İki gece üç günlük bir sürede gezebileceğiniz yerlerden daha fazla süreyi hak eden bir kent Prag. Nispeten diğer Avrupa kentlerinden daha ekonomik olmasından dolayı kendinizi alışveriş yaparken bulabilirsiniz. Bölgeye özgü magnet, kupa, tişört gibi eşyaların yanı sıra ünlü markaların mağazalarını da Prag’ta bulabilirsiniz.Avrupa’nın en batısı Lizbon, futbol, fiesta ve fadonun dışında da birçok özelliğe sahip. Yokuşlu sokaklarının ve sunduğu lezzetlerinin yanında nispeten ucuz olması, burayı alışveriş için de iyi bir seçenek yapıyor. En hareketli noktası ise birçok markanın yer aldığı Rua Agusta. Buradan eskimesin diye hala çok sık giymediğim bir tişört almıştım. Bazen keşke birkaç tane daha alsaymışım diyorum. Bunun yanı sıra pek sevmesek de sıralı AVM’ler var şehirde. Vaktinize göre uğrayabilirsiniz. El Corte Ingles, Armazens, Campo Pequeno bunlardan birkaçı. Kaynak: Cengiz Selçuk / Brandlifemag.com

Anahtar Kelimeler :

Pinterest Google News Sitesinde Takip Et Facebook Sayfamızı Takip Et Google Play Kitaplar