Moğol hâkimiyeti altında Uygurlar Siyasi , Sosyal Tarih ve Statüleri

Bu yazı Hasan ERYILMAZ tarafından 27.02.2021 tarihinde Tarih kategorisine yazıldı. Moğol hâkimiyeti altında Uygurlar Siyasi , Sosyal Tarih ve Statüleri

makale içerik

Moğol hâkimiyeti altında Uygurlar Siyasi , Sosyal Tarih ve Statüleri

Bu yazının kapsamı başlıkta belirtilenden daha sınırlıdır; yazının odak noktası Kulca/Turfan Uygur Devleti ve 1209 sonrası Moğolistan Çini’ne dahil olan halkıdır.[1] Uygurlar tarafınca dokuzuncu yüzyılın sonu ile onuncu yüzyılın başları içinde Tarım Havzası’nda kurulan, ikiz başkentleri Beşbalık ve Kulca olan bu devlet, Kırgızlar tarafınca bozkırdan kovulmaları sonrası kurulan en canlı Uygur diaspora devletlerinden biridir ve Cengiz Han tarafınca fethedilene kadar Asya’da fazlaca mühim jeopolitik roller oynamaya devam etmiştir. Uygurların erken dönemde, kendi istekleriyle Moğollara tâbi olması Cengiz için mühim bir siyasal ve askeri dönemeçti ve bu vaka birçok Uygur seçkininin Moğol yönetimsel hiyerarşisine dahil olmasının zeminini hazırlamıştır. Ancak oynadıkları roller, Uygur Devleti Orta Asya devletleri içinde en deneyimli ve kültür düzeyi en yüksek devlet olduğu için yalnızca askeri ve siyasal danışmanlıkla sınırı olan kalmamıştır. Kültür başkentlerine ise o dönemde bilgisiz olan Moğollar göz dikmişti. Moğollara hizmet veren Kulca Uygurları bu yazının konusunu oluşturmaktadır.

Siyasi Tarih

1. Barçuk’un Teslim Olması ve Halef İdikutlar (Uygur Kağanları)

Yukarıda da belirtildiği benzer biçimde Kulca Uygur Devleti Cengiz’in Moğol enerjisini yaymaya başladığı dönemlerin erken bir aşamasında teslim olmuş en mühim devletlerden biridir ve bu ihtiyari teslimiyet yeni efendileri yönetiminde Uygur imparatorluk ailesi ve aristokrasisi için mühim hasılatlar sağlamıştır. Bu vakadan en önce kazançlı çıkan şahıs doğal ki Uygur Hanı (İdikut) Barçuk Art-Tekin ve ailesi olmuştur.[2] Kulca’yı gözeten Karahitaylı sakinin öldürülmesi üstüne Barçuk’un Moğollara teslim olması sonrası Barçuk hükümdarlığa tâbi olan bir yurttaş olmuştur. Barçuk, aynı sene arasında Cengiz tarafınca takip edilen bir öteki bozkır kabilesi Merkilerin müdafaa talebini reddettiğinde Moğollara olan sadakatini göstermiş oldu. İki sene kadar Barçuk’un Cengiz Han’la şahsi bir görüşmesi olmamıştı, sadece bu vaka gerçekleştiğinde Cengiz kendisinden o şekildeki memnun kalmıştı ki onu “imparatorun öteki oğullarıyla kardeş, beşinci oğlu” olarak kabul etmiş ve kızlarından bir tanesini ona eş olarak vermişti.[3] Bu türlü ödüller Cengiz’in Barçuk’un erken dönemde ihtiyari halde kendisine tâbi bulunmasına verdiği değere işaret eder. Barçuk onun hakimiyetindeki devletlerin yöneticileri içinde beşinci oğlu olarak kabul etmiş olduğu tek kişidir. Barçuk hususi bir statüye sahiptir, bundan dolayı Kulca’daki Uygur devlet başkanı unvanı olan İdukut’u korumuştur. Bunun yanı sıra Barçuk daha ilkin kendine tâbi olan ve Moğol İmparatorluğu süresince yayılmış olan Uygurların, Uygur Devleti’ne dönüşlerine izin verilmesini sağlamıştır.[4] Ancak öteki birçok açıdan Barçuk da öteki egemenlik altındaki yöneticiler gibiydi.

Örneğin 1216’da Nayman ve Harzem Şah’a karşı, 1225’de Tangutlara karşı meydana getirilen askeri seferberliklerde Moğolların yanında yer almak zorundaydı.

Barçuk 1229-1241 civarındaki ölümüne kadar İdikut olarak yöneticiliğe devam etti. İdikutluk unvanı Barçuk’la son bulmadı, geleneksel Uygur uygulaması doğrultusunda torunları tarafınca da devam ettirildi.[5] Aslında Moğol İmparatorluğu hakimiyetindeki Uygurların ve siyasal yöneticilerin görece özerklikleri egemenlik altındaki devletler içinde göze çarpar nitelikteydi, Barçuk’un 1209’da Cengiz’e teslim olmasıyla Uygur Devleti Moğol kontrolü dibine girmişti. Barçuk egemenlik dibine girip de kendi ata yurdunda unvanına dokunulmadan yaşayan tek idareci değildi, bu Moğollar tarafınca kendilerine olan sadakatin devamının sağlanması amacıyla uzun zamandır uygulanan bir pratiktir.

Ancak Barçuk ve haleflerinin bir bölümü Uygur Devleti olarak özerkliklerinin bir kısmını devam ettirmişe benzer. Hanın gözü kulağı olarak egemenlik dibine alınan yerlerde gözeticilerin bulundurulması Moğollar için geleneksel bir uygulamadır; bu kişiler sivil ve askeri mevzularda geniş bir otoriteye sahiptir. İmparatorluğun ilk dönemlerinde bu kişiler çoğu zaman Moğollardan oluşurdu sadece yerli seçkinler de atanırdı, bilhassa bunlar Moğol hakimiyetine barışçıl yollarla girmiş ve onlara sadık devletlerin seçkinleri içinde iseler.[6] En azından iki Uygur, Uygur Devleti şehirlerine gözetici olarak atanmıştır sadece Uygur Devleti başkentlerine değil.[7] Uygurların kendi memleketlerine gözetici olarak atanıp, bilhassa de Kulca’ya yabancı gözetici atanmaması İdikut’un ve öteki Uygur seçkinlerinin Uygur Devleti yönetiminde haiz oldukları özerkliğin bir göstergesidir.

Ancak Uygurların Moğol hakimiyeti altındaki özerklik dereceleri nereye kadardı? Bazı araştırmacılar onların Moğol İmparatorluğu’nda, siyasal ve yönetimsel özerkliğe haiz “beşinci bir hanlık” olarak hususi bir yere haiz bulunduğunu yazar. Bu kuram Barçuk’un Cengiz Han tarafınca “beşinci oğul” olarak kabul edilmesine dayanır.[8] Ancak Uygur Devleti’nin bu türlü hususi bir statüye haiz olduğu ihtimali zayıftır, tıpkı egemenlik altındaki öteki pek fazlaca devlet benzer biçimde. 1209 sonrası Barçuk ve haleflerinden bir kısmının Uygur Devleti yönetiminde görece daha serbest oldukları doğru benzer biçimde görünse de, bunu Uygur Devleti’ne daha çok özerklik verildiği anlamında yorumlamak yanlış olur. Barçuk’un torunlarının 1283 civarında Kubilay’ın, Kadü karşısında kontrolü kaybetmiş olduğu döneme kadar İdikut olarak yönetimde olduğunu biliyoruz.[9] Kulca’nın son İdikutu, Barçuk’un torunu Kaçkar Tekin’di. 1266’da İdikut oldu ve ortalama 1280 civarında Kubilay’ın bölgenin kontrolünü kaybetmiş olduğu dönemde öldü. Oğlu Ne’uril Tekin, babası, Kubilay karşıtı Moğolistan güçleri tarafınca öldürüldüğünde deneyimsiz bir gençti. Babasının ölümü sonrası Uygur siyasal lideri oldu ve Kubilay’dan babasının ölümünün intikamını alması için ricada bulundu. Ancak yaşı ve deneyimsizliği yüzünden ricası kabul edilmedi ve bunun yerine Kubilay, Uygur hükümetini Kulca’dan Gansu bölgesindeki bir şehre taşıdı. Bu, Uygurların kendi anavatanlarını yönetmedeki özerkliklerinin sonu oldu sadece Uygur yönetimsel sisteminin sonu olmadı. Kuzey Çin’e gönderildikten sonrasında Ne’uril 1308’de İdikut oldu ve Moğollar, Yuan Dönemi süresince İdikut unvanını aile üyelerine vermeye devam etti. Moğollar tarafınca atanan son İdikut, 1350’lerin nihayetinde atanan, Barçuk’un yedinci kuşaktan torunu olan But/Bodun Sarı idi.[10]

Kulca’daki pek fazlaca biri olan Uygur aristokrat 1209’da Barçuk, Moğol hakimiyeti dibine girdiğinde ona katılmıştır. Bu kişilerin İdikut ile Moğollara olan sadakatlarıyla dikkat çektikleri Çin kaynaklarında yer almaktadır. Bunlar içinde Uygur Devleti’nin İdikut’un derhal daha sonra gelen yüksek düzeyli bakanı Bilge Timur da bulunmaktaydı; kendisi, Kulca’daki Karahitay gözeticisi ile minimum on bireyin ölümünde rol oynamıştır.[11] Bu kişilerin çoğuna Uygur Devleti veya Çin’de yüksek düzeyde yönetimsel görevler verilmiş ve bu kişilerin aileleri de Moğol Çini’nde aristokrat siyasal ve kültürel seçkinler olma geleneğini sürdürmüşlerdi. Aşağıda bir kısmını inceleyeceğimiz bu kişilerin hikayeleri İdikut’la ilişki arasında bulunmanın yeni efendileri yönetiminde de kendilerine bazı kısa ve uzun vadeli yararlar sağlamış olduğu düşüncesini pekiştirir.

2. Moğol Çini’nde Uygurlar

1225 senesinde Barçuk’un Cengiz’e yapmış olduğu müracaat sonrası birçok Uygurun Uygur Devleti’ne dönmesine izin verilirken, birçok Uygur da kendilerine yeni kimlikler edinmek amacıyla imparatorluğun Kuzey Çin’i de içeren değişik bölgelerine yerleştiler. Çin’de Uygurlar Semuran (fazlaca değişik kategorilerden insanoğlu) isminde değişik bir toplumsal ve yönetimsel sınıfın parçasıydı. Bu öbek Orta ve Batı Asya’dan Moğollara tâbi olmuş, Çin’de onlar adına çalışan insanlardan oluşmaktaydı. Bu insanoğlu Çin nüfusunda Moğol hakimiyetini daha ilkin karar veren insanlardan ve Moğollardan ayrılmaktaydı.[12] Kültür düzeyi yüksek bir toplumdan gelmeleri ve Moğol hakimiyetini daha ilkin kabul etmelerinden ötürü Uygurlar, Çin’deki Semu sınıfının en mühim parçalarından bir tanesiydi. Uygurların Semuranlar arasındaki statüleri Çin’de haiz oldukları danışmanlık, idarecilik ve teknik pozisyonlara bakılarak anlaşılabilir.

Moğol İmparatorluğu’nun mühim bir parçasını dil oluşturuyordu; bilgisiz bir kabile konfederasyonu iyi mi bilinçli ve yerleşik toplumlara hükmedebiliyordu? Cengiz’in başından beri anlamış görünmüş olduğu yanıt idarecilik mevzusunda deneyimli olması, bilinçli insanları kullanmasıydı. Uygurlar bu tanımlamaya uymakta ve bu yüzden İmparatorluğun ilk günlerinden itibaren dil uzmanları ve yönetici olarak muhtelif pozisyonlara gelmekteydiler. Moğollara hizmet eden ilk ve en mühim Uygurlardan biri Tatar Tonga idi.[13] Cengiz tarafınca 1204’te fethedilen bir başka Orta Asya bozkır kabilesinde vergi toplamaktan ve yönetimsel sistemden sorumluydu. Cengiz, Tatar’ı yakın çevresine Uygur makale dilini öğretmekle görevlendirmiş ve bu 1269’da Kubilay’ın Tibetçe ‘Phags-pa’ yazısını getirmesine kadar Moğolların resmi makale dili olarak kalmıştı. Cengiz’in seçiminin, Uygur kültürünün bozkırdaki en eski tahsilli kültürlerinden biri olması gerçeğinden kaynaklandığı açıktır ve bu kültür Moğollar ile öteki göçebe bozkır halkı için Çin kültürü kadar kıymetli bir kültürdür. Tatar ele geçirildiği vakit kendi görevine ilişkin imparatorluk mührünü kullanmaktaydı ve Cengiz, kendisinden Moğollara bu mührün niçin ve iyi mi kullanıldığını da öğretmesini istemişti. Bunların tüm bunlar Cengiz’in yönetimsel araçların, hali hazırda kullanılan okur-yazar ve deneyimli personel yoksunluğunun bilincinde bulunduğunu ve bu mevzularda bilinçli ve deneyimli öteki bozkır insanlarını kendine ve yakın çevresine bu tarz şeyleri öğretmekte kullandığının göstergesidir.

Barçuk’un teslim olması arkasından Çin’e giden pek fazlaca Uygur birçok Moğol prensinin ve imparatorluğa yakın kişilerin saraylarında yönetimsel pozisyonlar elde etmiştir. Örneğin, Uygur Bakanı Bilge Timur’un minik kardeşi ve kuzeni, Cengiz’in en minik kardeşi Odçikin Timur’un danışmanlığını ve öğretmenliğini yapmışlardır.[14] Bu türlü prestijli görevlerin kendi ana dilleri ve edebiyatları mevzusunda bilinçli olmalarından ileri geldiği yönündeki kaynaklar çok açıktır. Bu iki erkek Shandong bölgesinde kendilerine verilen görevleri yerine getirdiler, ek olarak Moğol Çini’nde soyadı olarak Xie’yi alan büyük bir ailenin atalarını oluşturmaktaydılar. Birçok Xie aile üyesi atalarının statülerini devam ettirip daha sonraki Moğol dönemlerinde de yönetimsel pozisyonlar üstlendiler. Bir başka Uygur, Beşbalıklı Mengsus, Kuzey Çin, Zhending’de Toluy’un topraklarında vergi toplama görevini üstlenmiştir.[15] Bu gelirler Moğol prensleri için çok mühim kaynaklardı ve Semu fertleri ile aileleri ehil yönetimsel malumat ve deneyime haiz olduklarından ötürü bu toprakları idare etme görevine getirilmekteydiler. Toluy’un topraklarının idaresini alan bir idareci olarak Mengsus da bu topraklarda yaşayanlar üstünde olası bir iktidara sahipti ve şayet düzenlenmemişse bu gelirin prenslerce iyi mi kullanılacağı mevzusunda da tavsiyelerde bulunmaktaydı.

Bazı Uygur seçkinleri Moğol fethinden sonrasında kendi anavatanları olan Uygur Devleti nezdinde de bazı yönetimsel görevler üstlenmişlerdi. Örneğin Barçuk’la beraber teslim olan, Kulca’da yüksek düzeyde bir görevlinin oğlu olan Yüduoşiyena, Cengiz tarafınca Kuzey Uygur Devleti’nde bir şehrin gözeticisi olarak (Gözeticiler ile alakalı yukarıda yazılanlara bakınız), hem yönetimsel bununla birlikte askeri mevzularla ilgilenmek suretiyle atanmış ve otoritesinin simgesi olarak Uygur imparatorluk unvanları ile Moğol imparatorluk amblemi kendisine verilmişti.[16] Diğer Uygurlar da gözetici olarak Kuzey Çin’in farklı bölgelerine atanmıştı. Aslında Uygurlar Yuan Hanedan tarihinde ismi geçen gözeticilerin yüzde onunu oluşturmaktaydı.[17]

Yuan Hanedanı Dönemi’nde Uygurlar merkezi ve yöresel hükümetlerde bir bölümü üst seviye görevler olmak suretiyle değişik görevler üstlenmişlerdir. Başkentteki merkezi sarayda Moğollar tarafınca atanan 52 başöğretmenden (Sangong Taifu) biri Uygur idi.[18] Bu, Moğol imparatorları tarafınca yüksek düzeyli resmi görevlilere verilen üç mühim unvandan biridir ve bu unvanın büyük kısmı Moğollara verilmiştir (yüzde 72). Yalnızca dokuz Semuran bu unvanla şereflendirilmiştir. Yuan sivil yönetiminde Merkezi Sekreterya en mühim kurumlardan bir tanesiydi ve sırayla genel sekreter, bir kıdemli konsey üyesi, bir ast konsey üyesi ve dört parti konsey üyesinden oluşmaktaydı. 43 kıdemli konsey üyesinden (You Chengxiang) biri ve 49 ast konsey üyesinden (Zuo Chengxaing) üçü Uygur idi. 1268’de kurulan denetleme kurulu hem sivil bununla birlikte askeri görevlileri denetlemekle yükümlüydü ve imparatorla direkt ilişki arasında çalışmaktaydı. 11 Başdenetçinin (Yushi Dafu) biri Uygur idi. Bu ünite hakkaniyet sistemini de denetlemekteydi, Uygurlar için ayrı bir mahkeme (duhufu) bulunmaktaydı. Askeri İşler Kurumu (Shumi yuan) birçok Moğol, Semu ve Çin birimini tedvir etmek amacıyla 1263’te kurulmuştur. 22 Askeri İşler Kurumu başkanından üçü Uygurdu.

Merkezi Sekreterya ve ona bağlı birimler saray ve başkentten sorumluydu. Başkent bölgesi dışındaki 11 bölge seyyar (ünite) merkezi sekreteryalarınca (Xing zhongshu sheng) yönetilmekteydi. Cengiz Kuzey Çin’de kullanılan Jin sistemini direkt alarak bu sistemi kullanmaya 1214 senesinde başlamıştır. Yuan Dönemi’nde, yetmiş ünite sekreteryasının (25 Semuran ve 39 Moğol bu rolü yürütmüştür) altısına Uygurlar başkanlık etmiştir.

Önde gelen Uygurlar Moğol hükümetinde siyasal kararların alınmasında da faal olmuştur. Bu mevzuda güzel bir misal olarak Uygur Personel Bakanı, Xie Zhedu ve para reformundaki rolünü misal gösterebiliriz.[19] Xie Zhedu Uygur Xie ailesinden gelmekte olup, Bilge Timur’un torunlarından biridir, Yuan Çini’ndeki siyasal ve toplumsal çevrelerde etkindir. Zhedu, jinshi derecesini alan ve yüksek düzeyde sivil görevlere atanan beş kişiden biridir.[20] Zhedu resmi kariyerine 1340’ların ortasında Personel Bakanı (Libu shangshu) olarak atanmasıyla başlar. Sivil hizmet görevlilerini seçen, atayan ve değerlendiren üç bakandan bir tanesiydi. 1351’de Zhedu, Konsey Üyesi Toghto, Hazine Bakanı Wu Qi’nin yanı sıra, Yuan para biriminin büyük çapta yine yapılandırılmasını öneren üç yüksek düzeyli bakandan bir tanesiydi. Zhedu’nun bu mühim siyasal karardaki anahtar rolünü Yuan Hanedanlık zamanı yazmaktadır.[21]

Uygurların bir bölümü da merkezi hükümette istihbarat, ideoloji ve dini bürolarda hizmet vermekteydi. Merkezi hükümetteki en mühim istihbarat ve ideoloji bürosu Hanlin Akademisi idi. 700’lerde kurulan bu ünite, başlangıçta imparatora hükümet fermanlarını yazmakta destek olan ve imparatorluk destekli tarihçeleri bir araya getiren akademisyenlerden oluşmaktaydı. Moğol Dönemi’nde Hanlin ve Ulusal Tarih Akademisi olarak sürmüş ve birçok Uygur Hanlin’de değişik görevlere atanmıştır. Bu kurumun en mühim görevlerinden biri de daha önceki hanedanlık hikayelerinin bir araya getirilmesidir. Dört Uygur Liao, Jin ve Song tarihlerinin editörleri iken, birçok Uygur da yazıcılık ve memurluk benzer biçimde daha düşük düzeyli görevlere atanmıştır.[22] Bu konumlar çok önemliydi, bundan dolayı daha önceki hanedanlıkların tarihleri, daha önceki rejimlerin hatalarını ortaya koymuş ve Çin hanedanlıkları arasında Moğol Yuan Hanedanlığı’nı meşrulaştırmıştır.

Bir başka mühim ideoloji ve danışmanlık kurumu da Kuizhang birimidir. Kuizhang Birimi 1329’da Togh Timur tarafınca kurulan Çin klasikleri ve zamanı ile alakalı imparatora ders vermek amacıyla bir öbek akademisyenin oluşturduğu bir forumdur.[23] Birçok Uygurlu bu kurumda değişik zamanlarda vazife yapmıştır, bu kuruma katılımlarının Moğol sarayında kuvvetli olan Konfüçyusçuluğun muayyen okuluna kabul edilmelerine bağlı olması muhtemeldir. Örneğin Kara Igaç Buyruk’un torunlarından Uygur Şalaban, son Yuan İmparatoru Toghon Timur tarafınca Kuizhang’a Büyük Hoca olarak atanmıştır.

Birçok Uygur, Moğol Dönemi süresince Çin’de bölge, kent ve ilçe düzeylerinde görevler almıştır. Moğol Dönemi’ndeki mahalli gazeteler, yazılar ve şahsi bilgilerde mahalli düzeyde Moğollara hizmet eden Uygurların, hizmet dönemleri, unvanları ve öteki şahsi bilgilerine ilişik kayıtlar bulunmaktadır. Tüm bunlar Uygurların Moğol hakimiyeti esnasında Çin’de mühim görevlere getirildikleri ve yeni efendileri gözünde iyi bölgelere haiz olduklarını söylemek için yeterlidir.

Sosyal Tarih

İdikut’la ilişkileri ve Moğollara duydukları sadakat Çin’deki Uygur diasporası için mühim bir toplumsal kapital olmuştur. Uzun dönemde yaşamlarını geçinmek ettirmeleri için, birçok Uygur Semuranı Moğolistan Çini’nde toplumsal seçkinler olarak muhtelif kimlikler yaratmıştır. Bu durum, bu kişilerin Çinli seçkinlerle ilişkide bulunduğunun göstergesidir ve bunların bir bir çok yabancı Çinliler ve fethedenler- fethedilenler arasındaki uçurumu aşarak nihayetinde Çinlilerin toplumsal ve kültürel eş değerleri konumuna yükselmiştir.

1. Yasal Statü

En erken dönemlerden beri İdikut’la bir bakımdan ilişkisi olan Uygurlar hususi bir hüküm sistemine tâbi tutulmuştur. Bir Uygur ve Çinli arasındaki anlaşmazlıkta Uygur ve Çinli görevlilerden oluşan mahkeme karar alırdı.[24] Bu hususi mahkeme hem Kulca bununla birlikte Kuzey Çin’de bulunan Uygurların davaları ile ilgilenirdi ve temelinde de hususi Uygur hakimlerinin (Weiwuer duanshiguan) atanması yatıyordu. Bu mahkemeler nihayetinde 1281’de resmi, ayrı bir mahkemeye dönüştürüldü.[25] Yuan kanunlarında, Yuan Dianzhang, Uygurların muhtemelen öteki Semuranlara verilmemiş hususi bir statüden yararlandığının göstergesi olarak Uygurlara atıfta bulunan kısımlar bulunmaktadır. Bu mevzuda entresan bir misal Uygur yas düzenlemelerini içeren bir yönetmeliktir.[26] Bu metinde öncelikle geleneksel Uygur yas ritüelleri tanımlanır, ondan sonra kendi gelenekleri yerine Çin geleneklerini takip eden Uygurlara ilişik bir kınama yer alır. Bu metnin yazılış zamanı kati olmasa da, Kubilay Dönemi’nde (1260-64 civarı) yazılmış olması muhtemeldir. Bu yönetmelik birçok Uygurlunun kendilerini Çin kültürüne adapte ettiklerini yazmaktadır. Bu da o devrin saray çevreleri için negatif bir gelişmeydi.

Moğolistan Çini’nde Uygurların yararlandığı bir öteki imtiyaz da sivil hizmet imtihan sistemidir. Yukarıda da belirtildiği suretiyle, Moğollar sınavları 1315 senesinde yine düzenlemiştir. Hizmet derecelerinin yüzde ellisi Moğolların yanı sıra Uygurlar ve öteki Semuranlara tahsis edilmiştir. Yine Çinlilere bakılırsa sınavlarda kendilerinin daha az, daha kısa ve değişik sorular cevaplama zorunluluğu vardı.[27] Bürokrasideki görevlerden yalnızca yüzde ikisi imtihan sonuçlarına bakılırsa belirleniyordu; bundan dolayı de Moğolistan Çini’nde bunlar hiç bir pozisyona atanmanın birincil yolu olamadı. Semuran ve Moğolların ayrıcalıklı konumu ise bürokraside baskın konumda olmalarına destek oldu.

2. Sosyal Statü

Uygur diaspora seçkinlerinin Çin’de kültürel seçkinler olarak yer almalarının mühim sebeplerinden biri de Çin kültürüne katılımlarıdır. Bu, Çin’deki baskın ideolojik ekol olan Konfüçyusçuluğu kabul etmek ve bunu icra etmek anlamına gelmektedir. Zaman içinde Konfüçyusçular Hanlin ve Moğol sarayındaki danışmanlık kadrolarında öne menfaat hale geldiler ve birçok Uygur da bu birimlerde vazife aldı. Uygurlu Konfüçyusçular için en iyi örneklerden biri de Lian Xixian’dır.[28] Kubilay Han, ona Konfüçyus felsefesini iyi bilmesinden ötürü “Lian Mencius” takma ismini verdi. İki kere Merkezi Sekreterya’ya atandı ve birçok öteki üst seviye konumda da görevler aldı. Lian ailesi Konfüçyusçu geleneği de vam ettirip, yüksek düzeyde görevlere getirilmişlerdir. Örneğin Xixian’ın torunlarından biri Lian Qashan Qaya Liao, Hanedanlık tarihinin editörlerinden biridir.

Önde gelen birçok Uygur da Konfüçyus öğretisine olan bağlılıklarıyla bilinirler ve dönemin birçok mühim Çinli akademisyeni ve yazarı Uygurları kültürel ve entelektüel eş değerleri olarak kabul etmişlerdi. Örneğin Uygurlu Xie ailesi de Konfüçyusçu öğretiye olan bağlılıklarıyla tanınırlar. Hükümet politikasındaki rolünden daha ilkin bahsedilmiş olan Xie Zhedu öğrencilerini eğitmek için Güneydoğu Çin’de, Liyang şehrinde bir aile evi ve emek harcama salonu inşa etmiştir. 1340’larda Güneydoğu Çin’deki toplumsal koşulların kötüleşmesi üstüne yazan Liyanglı bir Çinli yazar da Zhedu’dan insanların kendilerine misal alması icap ettiğini dediği bir aile davranışı örneği verirken bahsetmiştir.[29] Kong Qi’ye bakılırsa Xie Zhedu’nun etik bütünlüğü Konfüçyus değerlerine olan derin bağlılığından kaynaklanmaktadır, böylece ailenin ve nihayetinde da camianın dağılmasını engellemiş olan bir halde ailesini tertipli tutmaya muktedir olmuştur. Konfüçyusçu düşüncenin muayyen ekolleriyle ilişkide olmak bilhassa Yuan hanedanlığının son dönemlerinde bireyin ideoloji ve danışmanlık birimlerinde vazife almasında çok etken olmuştur ve Uygurlar da bu türlü görevlere Konfüçyusçu bağlantılarıyla atanmıştır. Örneğin Xie Zhedu’nun oğullarından biri, Xie Boliaoxun, 1349’da Moğol Hanedanlığı’nda muayyen olan varise tahsil vermek suretiyle kurulan Açık Varis (Duanben Tang) biriminde bir göreve atanmıştır.[30] Moğolistan Çini’nde biri olan Konfüsyuçulara dahil olmuş Uygurluların tümünü saymak için yerimiz ehil değildir.

Çok sayıda Uygur, Moğolistan Çini’ndeki eğitimli seçkinler ve yazarlar arasına katılmıştır. Birçok Uygur eğitimli insan Konfüçyusçu öğretiye bağlı değildir sadece bu öğretiyle ilişki belirleyici unsurdur. Aslında Budist ve Taoist inançlara haiz olan Uygurlar da yazınsal kabiliyetleriyle ön plana çıkmışlardır. Kişinin yazınsal konumunun mühim göstergelerinden biri de seçimi veya mahlasıdır (sırayla, zi ve hao) ve bu isimlerle tanınan minimum 34 Uygurun varlığını biliyoruz.[31] Bu bireylerin tümü ya kendileri yazınsal eserler yazmış veya çağdaşları tarafınca kendileri ile alakalı yaratı yazılmıştır. Uygur yazarlarının yazdığı veya onlara atfedilen eserlerin tam bir listesini kimse yapmamıştır ve birçok materyal bugün mevcut değildir. Ancak, mevzuyla alakalı adların ve alakalı eserlerin rastgele düzenlenmiş bir örneği birçok Uygurlunun makaleler, şiirler yazdığını ortaya koymuştur.[32] Burada bahsedilecek pek fazlaca misal vardır; sadece bunların hepsinin üzerinde Uygurlu ozan Guan Yunshi vardır. Bu bereketli ozan muhtemelen devrin en meşhur Uygur şairiydi, ve yaşam hikayesi Çin’deki öteki Uygurlu edebiyatçılardan değişik değildi.[33] Uygur ismi Xiaoyunshi Kaya olarak da tanınan Guan, Barçuk’un teslimiyetinden beri Çin’de yaşayan ve uzun zamandır de Moğollara hizmet etmekte olan bir Uygur ailesinden gelmekteydi. Guan başarıya ulaşmış bir Semu görevlisi olmasının yanı sıra, başarıları Çinliler ve yabancılar tarafınca da takdir edilen bir kültürel seçkindi. İmparatorluk Akademisi ve Tarih Birimi’nde yüksek düzeyde bir göreve gelmiş ve 1315’teki sivil sınavların yine yapılandırılmasına ilişik çalışmalarda yer almıştır. Aynı zamanda Konfüçyus öğretisi bilginliği ile tanınır; devrin en muteber Konfüçyusçu akademisyenlerinin yanında çalışmıştır. Farklı stillerde ciltlerce şiir yazmıştır. Guan hem siyasal bununla birlikte kültürel alanda başarıya ulaşmış olmuş bir kişidir.

Çince veya Uygurca makale mevzusunda bütün Uygurlar Guan benzer biçimde miydi? Bazı Uygurlar mutlaka Uygurca yazmaktaydı; biri olan Uygurların biyografileri kendi ülkelerine ve dillerine ilişik detayları içerir. Çin’de çevirmen ve tercüman olarak çalışan birçok Uygur doğal ki Uygurcayı, Moğolcayı ve muhtemelen Çinceyi fazlaca iyi düzeyde bilmekteydi. Yuan Hanedanlığı Dönemi’nin ortalarında yazınsal çevrelerin üyesi haline gelmiş olan Uygurların pek bir çok kuşkusuz Çince yazmaktaydı. Bu kişilerin Çinli eş değerleri Uygurca bilmezdi ve yazınsal dilin büyük kısmını muayyen Çince şiir stilleri ve Çin dilinin kullanması oluşturmaktaydı. Bu daha sonraki devre Uygurların pek çoğunun yazınsal mevzularda ön plana çıkıp, Çin kültürüne adapte olmalarının göstergesidir.

Ancak Çin kültürüne ahenk sağlamaları Uygur mirasını bıraktıkları anlamına gelmemektedir. Yuan Hanedanlığı’nın son dönemine kadar birçok Uygur, Uygur seçimi adlar kullanmaya sürmüş, birçoğu da çocuklarına Uygur kültürünü öğretmiştir. Çin seçimi soyadları almış olan birtakım Uygurlar, arasında Uygur kültürünü barındıran soyadları da kullanmıştır. Bu Xie ailesi için geçerlidir. Bir fazlaca biri olan Uygur ailesi Uygur çevrelerinde evlilik kurmaya devam etmiştir.[34] Bunun siyasal amaçları da olabilir, sadece bu aile bağı mühim olmaya ve Uygur mirası da bu ailelerde öğretilmeye devam etmiştir.

Sonuç

Çin’deki Uygurların İdikut’la ilişkide olmaları Moğol yönetimsel sisteminde siyasal ve toplumsal seçkinler olarak kimlikleri ve konumları için önemlidir. Teslimiyeti kararı Barçuk ve çevresindekilere verilen haysiyet bu kişilerin Moğol yönetimi altında yönetimsel ve danışmanlık kariyerine haiz olmalarına imkan vermiştir. Bu ilk dönem Uygur diasporasının torunları siyasal iktidarlarını sürdürmek ve toplumsal seçkinler olarak da kimliklerini devam ettirebilmek için Kulca yerlisi kimliklerini korumaya devam etmişler. Uygurlar Uygur kimliklerini yitirmemiştir; bunun yerine Çin’de bir diaspora grubu olarak ayakta kalmak için her iki kültürün en iyi taraflarını birleştiren bir kombinasyon oluşturmuşlardır. Yabancı toplumlar ve Çin topluluğu arasındaki sınırları aşmadaki başarıları da Uygurların Çin’de uzun zaman ayakta kalabilmelerini sağlamıştır. 1368’de Moğol iktidarı sona erip, birçoğu bozkıra döndüğünde, Semuran olarak Moğollara hizmet eden Uygurların çoğunluğu Ming Hanedanlığı’nda da başarıya ulaşmış olmuş ve Çin’de siyasal ve toplumsal seçkinler olarak yaşamaya devam etmişlerdir.

Alıntı Kaynağı: Türkler, Cilt: 2 Sayfa: 249-254
Dipnotlar:
[1] Kulca veya Uygur adı olan Koço için, bkz. Abe Takeo “Where was the Capital of the West Uighurs?”, Silver Jubilee Volume of the Zinbun Kagaku Kenkyusyo, (Kyoto: Kyoto Üniversitesi, 1954): 435-450, ve Shimazaki Akira, “On Pei-t’ing (Bisbaliq) and Ko-han Fu-t’-u-ch’eng”, Memoirs of the Research Department of the Toyo Bunko 32 (1974): 99-117.
[2] Thomas T. Allesen, “The Yuan Dynasty and the Uigurs of Turfan in the 13th Century, ” China Among Equals, yay. Morris Rossabi, (Berkeley: Kaliforniya Üniv. Yay., 1983: 243-280) Barçuk’un Cengiz’e teslim oluşunu anlatır. Bkz. Yuan Dynastic History (Yuanshi) 122 (cilt 10, s. 2999-3002) bir bölümü Emil Bretschneider tarafınca çevirilen Barçuk’un biyografisi için, Medireview Researches from Eastern Asiatic Resources, London: Kegan Paul, Trench, Trubner & co., 1910, cilt 1, s. 249-250.
[3] Allsen, s. 247.
[4] Allsen, s. 248.
[5] Volker Rybatzki, “Titles of Turk and Uigur Rulers in the Old Turkic Inscriptions, Central Asians”, Central Asiatic Journal, 44. 2 (2000): 253-4, Barçuk sonrası İdikutları sıralar.
[6] Darughuachi rolü için bkz. Elizabeth Endicott-West, Mongolian Rule in China: Local Administration in the Yuan Dynasty. Harvard-Yenching Enstitüsü no. 29. Cambridge, MA: Council on East Asian Studies, Harvard Uni. Yay., 1989, ve Igor de Rachewiltz, “Personnel and Personalities in the North China in the Early Mongol Period”, Journal of the Economic and Social History of the Orient 9 (1966): 88-144.
[7] Allsen, s. 251.
[8] Abe Takeo bu noktayı işaret eden ilk araştırmacıydı. Bkz. “Where was the Capital of West Uighurs?” Silver Jubilee Volume of the Zinbunkagaku Kenkyusyo, Kyoto: Kyoto Uni. (1954): 435-450. Bkz. Thomas J. Barfield, The Perilous Frontier, Cambridge, MA: Basil Blackwell, 1989. Allsen Uygur Devleti’nin beşinci hanlık olduğu teorisine karşıdır. Bkz. bu konudaki iddialarına s. 249-250.
[9] Kadü ve Kubilay arasındaki çekişmenin zamanı ve Uygur Devleti’ne yansımaları için bkz., Michal Biran, Qaidu and the Rise of Independent Mongol State in Central Asia, Surry: Curzun Press, 1997.
[10] Bkz. Qian Daxin’in Yuan Çini’ndeki Semuran kabilelerine ilişik tablosuna Ersiwu Shi bubian (Supplements to the Twenty-Five Dynastic Histories), Kaiming ed., Shangai, s. 8334.
[11] Li Futorng, “Weiwuerren duiyu Yauncho jianguo zhi gongxian”, Yuan Hanedanlığı’nın Kurulması Aşamasındaki Uygurlar, np. 1938, yine basım, Pekin: Zhongua Shuju, 1980, ve Yanai Watari, Yuandai Meng Han Semu daiyu kao (Yuan Çinindeki Moğollar, Han ve Semu Halklarının Gördüğü Uygulamalar Üzerine Bir Çalışma), çev. Chen Jie ve Chen Chingjuan, Taibei: Shangwu Yinshuagan, 1963, Çin’deki Moğollar tarafınca uygulanan dört sınıflı sistem mevzusu için.
[12] Bkz. Meng Siming, Yuandai Shehui Jieji Zhidu (Yuan Hanedanlığının Sosyal Sınıf Sistemi), np. 1938, yine basım Pekin: Zhonghua Shuju, 1980, ve Yanai Watari, Yuandai Meng Han Semu daiyu kao (Yuan Çini’nde Moğollar, Han ve Semu halkının görmüş olduğu Muameleler), çev., Chen Jie ve Chen Chingjuan, Taibei: Shangwu Yinshuguan, 1963, Çin’de Moğolların uyguladığı dört sınıflı sistem için daha detaylı malumat.
[13] Tatar Tonga için bkz. J.-P. Abel Remusat’ın biyografisine Nouveaux Asiatiques 2 (1829), ve Igor de Rachewiltz, “Turks in China Under the Mongols”, China Among Equals, ed. Morris Rossabi, Berkeley: Californiya Uni. Yay. (1983); 283-284, n. 9.
[14] Çin’de biri olan Uygur ailesi ile alakalı daha derin bir emek harcama için, bkz. Michael C. Brose, Strategies   of Survival: Uyghur Elites in Yuan and Early Ming China, Doktora Tezi, University of Pennsylvania, 2000.
[15] Biyografisi için bkz. Yuan Dynastic History (bundan bu şekilde Yuanshi) 124 10: 3059.
[16] Kara Igaç Buyruk’un biyografisi için bkz., Yuanshi 124 (10: 3046-48).
[17] Bu gözeticilerin yüzde 32’tepsi Moğollar, yüzde 35’ini de Semuranler oluşturmaktaydı. Bkz. Liu Zhongwen, Yuan Hanren diwei kao (Yuan Çini’nde Çinlilerin Statüsü üstüne bir Çalışma), np, Taivan, 1968, tablo 33, 35, 37, 39, 41 ve 43.
[18] Uygur görevlileri mevzusundaki bilgiler Liu’dan alınmıştır. Ben burada Farquhar’ın yönetimsel terimler ve ünvanlar üstünde yapmış olduğu çevirileri kullanıyorum.
[19] Zhedu ile alakalı bilinçli için bkz. Brose’un Xie ailesi üstüne çalışmalarına. Özel olarak bu düzeltim için bkz. Herbert Franke, Geld und Wirtschaft in China unter den Mongolen-Herrschaft: Beitrage zur Wirtschaftsgeschichte Wirtschaftgeschihte der Yuan-Zeit, Leipzig: Otto Harrasowitz, 1949, s. 34.
[20] Jinshi derecesi en yüksek üç hizmet sınavından biridir, bu imtihan civil bürokrasideki görevlere gelinmesini sağlar. Bu imtihan sistemi 1315’te Çin’deki Moğollar tarafınca oluşturulmuştur ve yabancılar (Moğollar ve Semuran) ile Çinliler için değişik imtihan çeşitleri bulunmaktaydı.
[21] Bkz. “Chao Fa”, Yuanshi, 97, s. 2483-85.
[22] Shang Yanbin, “Yuandai Neiqan Weiwuerren de fenbu ji qidui Han Wenhua de xishou” (Yuan Çini’nde Uygurların Dağılımı ve Çin Kültürüne Entegrasyonları), Minzu Yanjiu 1997, no. 1, Önde gelen Uygurların etkinliklerinin imparatorluk tarihli görevi mevzusunda malumat verir. Bakınız Hok- lam Chan, “Chinese Official Historiography at the Yuan Court: The Composition of the Liao, Chin and Sung Histories”, China Under Mongol Rulei, ed. John D. Langlois, Jr., Princeton: Princeton University Press, 1981: 56-106.
[23] Kuizhang Birimi için bkz., Chiang I-han, Yuandai Kuizhangge chi Kuizhang renwu (Yuan Hanadenlığında Kuizhang Birimi ve Personeli), Taibei: Lianjing chubanshe, 1981, ve Farquhar, p. 131.
[24] Paul Heng-chao Ch’en, Chinese Legal Tradition Under the Mongols, Princeton: Princeton Uni. Yay (1979): 86.
[25] Bkz. David M. Farquhar, The Government of China Under Mongolian Rule: A Reference Guide, Stuttgart: Franz Steiner Verlag, (1990): 245.
[26] Bkz. Francis W. Cleaves, “Uighuric Mourning Regulations”, Journal of Turkish Studies 1 (1977): 65-93.
[27] Bkz. Benjamin A. Elman, “An Early Ming Perspective on Song-Jin-Yuan Civil Examinations, The Song-Yuan-Ming Transition: A Turning Point in Chinese History?”, UCLA, Haziran 1997. Çin imtihan sistemi tarihçesi için bkz. Elman’ın A Cultural History of Civil Examinations in Late Imperial China, Berkeley: University of California Press, 2000.
[28] Lian Xixian ve Lian Ailesi sıkça çalışılmış biri olan Uygur Semuranlerindendir. Bkz. Chen Yuan, Western and Central Asians in China Under Mongols, çev. Ch’ien Hsing-hai ve L. Carrington Goodrich, Los Angeles: Monumenta Serica, University of California, 1966, s. 21; C. Hsiao, “Lien His-Hsien (1231-1230)” Hanın hizmetinde, s. 480-99; Wang Meitang, “Yuandai neiqan Weiwuerzu shijia-Lianshi jiazu kasohu” (Yuan Çini’ndeki Uygur Kabilelerinin Dağılımı-Lain Ailesi Üzerine Çalışma) Symposium on Yuan History ve Song-Yuan Culture, Guangzhou, 1997; ve Guan Yuche, “Yuandai Weiwuerzu zhengzhijia Lian Xixian” (Yuan Hanedanlığı Uygurlu Resmi Görevli Lian Xixian) Yuanshi Luncong 2 (1983): 241-250.
[29] Kong Qi, “Kulca Xie Zhe” (Kulca’ın Bay Xie Zhe’si) Zhizheng zhiji 3: 116-117 (yine basım: Guji, Chubanshe, 1987). Kong Qi ve Liyang için bkz. Paul J. Smith, “Fear of Gynarchy in an Age of Chaos: Kong Qi’s Reflections on Life in South China under Mongol Rule”, Journal of the Economic and Social History of the Orient 41. 1 (Şubat, 1998): 1-95. Bkz. Zhedu ile alakalı Brose, s. 250.
[30] Bkz. Brose, s. 275. Siyasi ve kültürel bir elit olarak Xie Boliaoxun üstüne daha çok malumat için bkz. John Dardess, Conquerors and Confucians: Aspects of Political Change in late Yuan China, New York: Columbia University Press, 1973. Geç Yuan Dönemi politikaları arasında Duanbeng Tang’ın görevi üstüne bilhassa s. 97.
[31] Shang Yanbin, s. 68-69.
[32] Bkz. Igor Rachewiltz ve May Wang, Reportery of Proper Names in Yuan Literary Sources, 3 Cilt, Taipei: Southern Materials Center, 1988, ve Wang Deyi, Li Rongcun ve Pan Bocheng, Yuanren Zhuanji ziliao suoyin (Yuan Figürleri Biografik Materyalleri İndeksi) 5 cilt, Taipei: Xinwenshuang Chubanshe, 1980.
[33] Richard John Lynn, Kuan Yun-Shih, Boston: Twayne Yay., 1980 bu şahıs ile alakalı bir emek harcama yapmıştır.
[34] Bkz. Hong Jinfu, “Yuandai Hanren yu Fei Hanren Tonghun Wenti Chutan” (Yuan Hanedanlığı’nda Çinliler ve Çinli olmayanların Yaptığı Evliliklere Dair bir Ön Çalışma), Shihuo Yuekan 6. 1-2 (Mart 1977): 646-665, ve 7. 1-2 (Nisan, 1977): 11-131.

Anahtar Kelimeler : Bu,yazının,kapsamı,başlıkta,belirtilenden,daha,sınırlıdır;,yazının,odak,noktası,Kulca/Turfan,Uygur,Devleti,ve,1209,sonrası,Moğolistan,Çini’ne,dahil,olan,halkıdır.[1],Uygurlar,tarafınca..

Pinterest Google News Sitesinde Takip Et Facebook Sayfamızı Takip Et Google Play Kitaplar