Bu yazı Hasan ERYILMAZ tarafından 02.08.2020 tarihinde Tarih kategorisine yazıldı. Osmanlı Devleti’nde esenlik ve tahsil benzer biçimde hizmetler hangi yollarla karşılanmıştır?

makale içerik

Osmanlı devletinde tıp hizmetleri 1826 yılından öncesi dönemde Selçuklu Devleti Darüşşifaları, Vakfiyeleri ile beraber fetihlerle beraber hükmedilen şehirlerde kurulan yeni vakfiye ve şifahanelerde yerine getirilmekteydi. Geleneksel İslam tıbbını Selçuklu mirasına haiz çıkarak sürdürmeye geçindiren Osmanlı devletinde hekimlerin ve esenlik hizmetleri giderlerinin karşılanması şifahanelerle beraber kurulan ve şifahaneye vakfedilmiş olan vakfiyelerin gelirlerinden karşılanmaya çalışılırdı. Yatan hasta tedavisinin yanında ayakta hasta tedavisi yapılır, deva alamayacak durumda olanların deva harcamaları vakfiye gelirleri kullanılarak temin edilirdi.



Tıp eğitimi devrin en yüksek öğrenim kurumları olan medrese ve külliyelerde ilmiye sınıfının içerisinden kabiliyetli öğrencilere verilirdi. Ülkede ki doktor ve cerrahlar kendi muayenehanelerini açmakta ve tıp öğrenimini de bu dükkân denilen müesseselerde vermekte serbestlerdi. Bu dükkânların her biri saray hekimi de denilen hekimbaşıdan yetkinlik belgesi almak zorundaydı. Vakfiyesi bulunan Bimarhane ve şifahanelerin giderleri hayır için vakfedilen paralarla beraber vakfın kendi tasarrufu ile bağışlanan paraların işletilmesi yöntemiyle karşılanırdı.



Osmanlı Devletinde her caminin yanında kurulmuş olan sıbyan mektepleri ilköğretim seviyesinde öğrenim verirdi. Bu mekteplerin giderleri cami ile beraber inşa edilen ve caminin hizmetine tahsis edilen vakıf müesseselerince karşılanırdı. Sıbyan mektepleri minik yaşta ki evlatların medrese eğitiminden ilkin yetenek ve kabiliyetlerini belirlemekle beraber medrese eğitiminin alt yapısını oluşturacak detayları edinmelerini sağlayarak ilk mektep rolü görmüşlerdir. Medreseler sıbyan mekteplerinden gelen öğrencilere yatılı öğrenim hizmeti sağlamasının yanında esenlik ve iaşe harcamalarını da karşılamaktaydı. Hepsi külliye de denilen arasında cami, sıbyan mektebi, medreseleri barındıran mahiyette vakıf müesseseleri yaygındı. Vakıf müesseselerinin kurum idamesi için vakfiyeler sağlamak kurumu vakfeden kişiye aittir. Eğitim için vakfedilen kurumların geçinmek harcamaları yeniden vakfedenin kuruma bağladığı ticarethane, arsa, ziraat arazisi şeklindeki gelir ihtiva eden unsurlarca karşılanır yeniden tüm bu gelir kaynakları kuruma vakfedilirdi.

Anahtar Kelimeler : Osmanlı,devletinde,tıp,hizmetleri,1826,yılından,öncesi,dönemde,Selçuklu,Devleti,Darüşşifaları,,Vakfiyeleri,ileberaberfetihlerleberaberhükmedilen,ş..