Doğaya kaçış hikayeleri: Yerleştikleri yaylada izole hayatın tadını çıkarıyorlar

Bu yazı HasCoding Haber Ajansı tarafından 03.05.2021 tarih ve 10:36 saatinde Yaşam Haberleri kategorisine yazıldı. Doğaya kaçış hikayeleri: Yerleştikleri yaylada izole hayatın tadını çıkarıyorlar

makale içerik

Doğaya kaçış hikayeleri: Yerleştikleri yaylada izole hayatın tadını çıkarıyorlar
Kısa Linki Kopyala

Doğaya kaçış hikayeleri: Yerleştikleri yaylada izole hayatın tadını çıkarıyorlar

Kent yaşamlarını terk ederek Düzce'nin çam ormanları ve gölleri barındıran, su ve kuş seslerinin birbirine karıştığı Pürenli, Balıklı, Sinekli, Derebalık ve Hera yaylalarında kendilerine yeni bir hayat kuran vatandaşlar, dedelerinden kalan yaylacılık geleneğini de yaşatıyor

Corona virüs (Covid-19) salgını sürecinde Düzce'nin 1600 ila 1900 rakımlı yaylalarına yerleşen vatandaşlar, yeni yaşam tarzlarıyla kalabalıktan uzak doğayla iç içe olmanın keyfini sürüyor.Salgın nedeniyle şehir hayatındaki kalabalık ortamlardan uzak kalmak isteyen vatandaşlar, soluğu çam ormanları ve gölleri barındıran, su ve kuş seslerinin birbirine karıştığı Pürenli, Balıklı, Sinekli, Derebalık ve Hera yaylalarında aldı. Kendilerine izole bir hayat seçen ve çoğu hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar, dedelerinden kalan yaylacılık geleneğini de yaşatıyor.Geçmişte Kocaeli'nin Gebze ilçesinde esnaflık yapan Metin Cebecioğlu, kronik rahatsızlığı nedeniyle salgın başladığında Gölyaka ilçesindeki 1900 rakımlı Kardüz Yaylası'nda dedesine ait evde izole olduğunu söyledi.Salgın sürecinde en çok dikkat edilmesi gereken kuralların başında maske, mesafe ve temizliğin geldiğini vurgulayan Cebecioğlu, yaylalarda izole bir ortamın sunulduğunu kaydetti. Cebecioğlu, yaylalarda sessizlik ve sakinliğin hakim olmasına rağmen günlerini sıkılmadan geçirdiğini dile getirerek, "Ramazan olduğu için odunlarımızı erken kırmıştık. Sobamızı yakıyor, akşam için iftar yemeği hazırlıyorum. Gün çabucak bitiyor. Doğanın tadını çıkarıyorum. Kendimi şehir hayatından soyutladım, tamamen doğaya bıraktım" diye konuştu.Yaylak-kışlak kültürüyle büyüyen 79 yaşındaki Cafer Yılmaz da salgın sürecini Kaynaşlı ilçesine bağlı 1600 rakımlı Sinekli Yaylası'nda geçirdiğini söyledi. Kendisini yaylada rahat hissettiğini belirten Yılmaz, "Çocukluğumdan bu yana buraya yılda 7 ay gelirim. Bu yıl hiç gitmeden buradayım" dedi.Perihan Yılmaz ise yayla hayatına alışkın olduklarını, salgın sürecinde zamanlarının tamamını burada geçirdiklerini kaydetti. Yılmaz, doğayla iç içe bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Yayla şehir gibi olur mu? Burada her şey doğal. Hastalık neymiş bilmeyiz. Bizde corona virüs korkusu da yok. Corona virüs de olmadık. Burada bu şekilde yaşıyoruz işte" ifadelerini kullandı.Uşak'ın Banaz ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Cemal Dinçer, "Karakız" adını verdiği keçisiyle her gün ortalama 5 kilometre yürüyerek ormandaki çöpleri topluyor. İzmir'de çeşitli süpermarketlerde kasaplık yapan Cemal Dinçer, 2015 yılında emekli olduktan sonra memleketi Banaz'da arazi alarak yaptırdığı prefabrik eve yerleşti.Kendisine arkadaşlık etmesi için aldığı ve "Karakız" adını verdiği keçisiyle evinin yakınındaki ormanlık alanda yürüyüşler yapan Dinçer, her yerde çöp olduğunu görerek bir yıl önce bu atıkları toplamaya başladı.Bir süre sonra bunu kendisine görev edinen Dinçer, ardı sıra gelen "Karakız" ve el arabasıyla her sabah dağ tepe temizlik yapıyor.Günde yaklaşık 5 kilometre yürüyerek ormana atılan çöpleri toplayan Dinçer, 2-3 saatte doldurduğu el arabasını çöp kutularına boşaltıyor.Cemal Dinçer, bir yıldan bu yana her gün çöp topladığını, ama çevresindeki ormanların kirletilmeye devam etmesi nedeniyle bir türlü tamamını temizleyemediğini söyledi.Günlük 1-2 çuval çöp çıkardığını anlatan Dinçer, şöyle konuştu: "Bugüne kadar 3 tondan fazla çöp toplamışımdır. Hem sporumu yapmış oluyorum hem de ormanımı temizlemiş oluyorum. Benim için çok iyi oluyor. Sağlığım el verdiği sürece devam edeceğim. Pikniğe gelenler çöplerini toplamıyor. Herkes çöpünü savurup gidiyor. Yiyip içtikten sonra çöplerinizi toplayıp atın bir çöpe. Bu benim tek başıma yapabileceğim bir şey değil. Ormanlarımız bizim milli servetimiz. Onları korumak, temiz tutmak hepimizin görevi"Keçisini bir evcil hayvan gibi eğittiğini, onun arkadaşlığı sayesinde uzun yol yürüyebildiğini de anlatan Dinçer, "Adeta yanımda bir insan var gibi hissediyorum, o bana huzur veriyor" ifadelerini kullandı.Ankara'da kafe işletirken pandemi nedeniyle olumsuz etkilenince şehir hayatını bırakan Mehmet Kuş (35), Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki babasından kalma denize yakın eve yerleşti. Doğa ile baş başa olmanın kendisine huzur verdiğini anlatan Kuş, balık tutarak haftada kazandığı 2 bin lira ile geçimini sağladığını ve kimi zaman da balık takası ile gıda ihtiyacını karşıladığını söyledi.Ankara’da 10 yıl kafe ve restoran işletmeciliği yapan Mehmet Kuş, pandemi döneminde işlerindeki durgunluk nedeniyle memleketi Hatay'ın Yayladağı ilçesine döndü.  İlçenin denize yakın Gözlüce Mahallesi'nde babasından kalma iki odalı eve yerleşen Kuş, doğu yürüyüşleri ile bölgeyi keşfederken, zıpkınla balık tutarak doğal yaşam sürmeye başladı.Pandemi ile stresli günler yaşadığını ifade eden Kuş, "Pandemi nedeniyle, işler kötü gidince bunaldık, stres yaşadık, maddi olarak, manevi olarak çok etkilendik. Tüm bunlardan uzaklaşmak istedim ve bu nedenle ben de memleketime döndüm. Babamdan kalma küçük, iki odalı bir evimiz var, deniz kenarında orda tek başıma kalmaya ve doğal yaşamaya karar verdim. Daha önce para biriktirmeye çalıştım olmadı, baktım ki hayatımdan ömrümden gidiyor. Ben de boş verdim artık, denize olan merakımı kullanmak istedim, balık avlamaya başladım. Ben dalgıcım normalde, iyi bir yüzücüyüm. Bu nedenle kendimi denize vermeye karar verdim. Her gün buraya geliyorum, hava şartları uygun olduğu zaman dalıyorum. Sabah ve akşam balık tutuyorum ve geçimimi bundan sağlıyorum” dedi.Yeni hayatında birçok şeye para ödemediğini söyleyen Kuş, “Zıpkınla vurduğum, olta ile yakaladığım balıkların bir kısmını satıyorum, ihtiyaçlarımı karşılıyorum. Gıda tedarik ederken de yakaladığım balıkları çobanlarla takas yapıyorum bazen. Onlardan tereyağı, tuzlu yoğurt, peynir, çökelek alıyorum. Kaynak suyu kullanıyorum, ekmeği zaten tandırdan alıyorum. Ekmeği alırken de buraya yakın köylere gidip, orada tandırdaki ablalardan balığı ekmeğe takas ediyorum. Tuttuğum balıkları muhafaza etmek için de balıkçıya balık verip aynı şekilde buz alıyorum. Zıpkın ve buna benzer malzemelerimde eksik olduğunda ayda bir şehre iniyorum” diye konuştu.Karanlığı çok sevdiğini ve dinlenmek için kendine çok vakit ayırdığını da söyleyen Kuş, balık tutabileceği Kel Dağı koylarındaki mağaralarda çadır kurduğunu anlatarak, “Deniz şartları iyi olduğunda çadırımı da alıyorum, buraya geliyorum. Balık olmadığı zaman bazen iki gün çadırda kalıyorum. Ama balık yakaladığım zaman, burada muhafaza edemediğim için kokmasın diye eve gitmek zorunda kalıyorum. Daha sonra gıda takviyesi alıp, bu koylara geri geliyorum. Bazen üç gün balık vuramadığım zamanlar oluyor, üç gün burada kalıyorum. Çünkü başka işim yok. Gece de oltamı atıyorum deniz kenarına, ‘kıyıda beklemektense, denizin içinde beklesin’ diyorum. Sabah saatlerinde sürpriz balıklar da çıkıyor” dedi.Balık tutarak haftalık 2 bin TL para kazandığını dile getiren Kuş, şunları söyledi: "Tatmin edici balık tutuyorum. Hem kendi yeteneğim hem de bölgeye hakim olduğum için biliyorum açıkçası nerede hangi balık olacağını. Tuttuğum balıkları da ciddi paralara veriyorum. Taze ve doğal olduğu için, özel olarak sipariş verenler var. Denizdeki canlı balığı sipariş edenler bile var. Haftalık 50-60 kilo balık tutuyorum, bunları da farklı fiyatlara satıyorum"Deniz ve doğanın kendisine verdiği huzurun anlatılmaz derecede iyi olduğunu, fakat bölgede rahatsız olduğu tek şeyin kirlilik olduğunu ifade eden Kuş, “Rahatsız olduğum tek bir durum var; o da insanlar denize, pikniğe, oltaya geldiğinde çöplerini bırakıp gitmeleridir. Bu çok ciddi bir problem ve sahil, kutularla, plastik atıklarla dolu. Ben boş zamanımda, bazen deniz dalışa elverişli olmayınca, insanların attığı çöpleri topluyorum” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler :

Pinterest Google News Sitesinde Takip Et Facebook Sayfamızı Takip Et Google Play Kitaplar